
Günümüzün en önemli sorunlarından dijital kumar konusu İstanbul Teknik Üniversitesi’nden aralarında hemşerimiz Adnan Veysel Ertemel’in de olduğu bir grup bilim insanı tarafından araştırıldı. Araştırma sonuçları düzenlenen bir panelde değerlendirildi. Dijital kumarda bağımlılık yaşı 16’ya kadar düştü
Enstitü Sosyal tarafından bir yıl süren kapsamlı araştırmalar sonucunda hazırlanan “Türkiye’de Dijital Kumar:
Görünüm, Dinamikler ve Mücadele Stratejileri” başlıklı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programında, dijital kumarın Türkiye’deki yayılımı, toplumsal etkileri ve mevcut mücadele mekanizmalarının yeterliliği ele alındı.
Raporda, dijital kumarın bireysel bir alışkanlık olmanın ötesine geçerek aile yapısını, sosyal ilişkileri ve kamusal alanı dönüştüren yapısal bir toplumsal risk hâline geldiği vurgulandı. Araştırma bulgularına göre dijital kumar bağımlılığına başlama yaşı 16’ya kadar düşerken, özellikle gençler ve kırılgan gruplar yüksek risk altında bulunuyor.
Dijitalleşme Yeni Risk Alanları Oluşturuyor
Programda yapılan değerlendirmelerde, dijital dönüşümün günlük yaşamı köklü biçimde değiştirdiği, bu sürecin dijital kumar gibi hızlı büyüyen yeni risk alanlarını da beraberinde getirdiği ifade edildi. Dijital kumarın; aile ilişkileri, toplumsal refah ve kurumsal yönetişim üzerinde çok boyutlu etkiler yarattığına dikkat çekildi.
Enstitü Sosyal’in çalışması, “Dijital kumarı kimler oynuyor, nasıl başlıyor, neden devam ediyor? Hangi dijital ve toplumsal koşullar bu davranışı besliyor? Toplumsal maliyet nasıl azaltılabilir?” sorularına veri temelli yanıtlar sunmayı amaçlıyor.
“Mücadele Ortak Sorumluluk Gerektiriyor”
Program, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Armağan, raporun dijital kumarı dar ve yüzeysel bir çerçevede değil; teknoloji, sosyal çevre, aile yapısı ve psikososyal faktörlerle iç içe geçmiş çok katmanlı bir sorun olarak ele aldığını belirtti.
Armağan, dijital kumarla mücadelenin bireylerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını vurgulayarak, devlet kurumları, sivil toplum, akademi ve medyanın ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Geleneksel Çözümler Yetersiz Kalıyor”
Açılış konuşmacılarından İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise pandemiyle hızlanan dijitalleşmenin dijital kumarı daha karmaşık ve çok katmanlı bir sorun hâline getirdiğini söyledi. Mandal,
“Bu noktada mesele yalnızca kumarın ne olduğu değil, nasıl işlediği ve nasıl önleneceğidir. Geleneksel çözümler yetersiz kalmakta, ortak akıl ve bütüncül yaklaşımlar zorunlu hâle gelmektedir.” ifadelerini kullandı.
Araştırma bulguları ve politika önerileri paylaşıldı. Açılış konuşmalarının ardından Enstitü Sosyal araştırmacıları Nursen Tekgöz, Yiğit Çelik, Adnan Veysel Ertemel ve Selçuk Aydın’ın katılımıyla gerçekleştirilen panelde; araştırma süreci, temel bulgular ve dijital kumarla mücadeleye yönelik politika önerileri ele alındı.
Panelde, özellikle önleyici politikaların güçlendirilmesi, gençlere yönelik farkındalık çalışmaları ve dijital platformlara ilişkin denetim mekanizmalarının artırılmasının önemine dikkat çekildi.



