
Siirt’te sorunlar yok mu? Elbette var. İşsizlik var. Trafik sorunu var. Yatırım eksikliği sorunu var. İmar sorunu var. Gençlerin sorunları var. Sağlık alanında, özellikle bazı branşlarda doktor ve cihaz eksikliğimiz var. Bu listeyi daha da artırmak mümkün.
Evet, Siirt çok imrenilecek, çok gururla anlatılacak bir durumda değil. Bunu kabul etmek ve gidermek için çaba göstermek gerekiyor. Ancak bu tablo, bazıların görmek istediği kadar karanlık değil. Ama bazı insanlarımız bu tabloyu, Makber şarkısında olduğu gibi “Her yer karanlık” diyerek görmeyi tercih ediyorlar.
Gerçekçi bir gözlemle loş olarak nitelendirmemiz gereken bu tabloda, sayıları yeterli olmasa da bazı ışık hüzmeleri de bulunuyor. Bunları da görmek; sevinmek ve daha da artmaları için çaba harcamak ve temenni etmekte fayda var.
Örneğin tarım alanındaki çalışmalar… Bal, fıstık, nar ve daha birçok alanda Türkiye sıralamasında ilk ona giriyoruz. Tarımsal desenlerimizin artması için yoğun bir çaba var. Çilek ve Trabzon hurması üretimi rayına girdi. Mango gibi getirisi yüksek olan bazı diğer ürünler için yer arayışları devam ediyor.
Yaylalarımız artık güvenli ve bu sayede küçükbaş hayvancılığımız hızla gelişiyor.
Kurulan asfalt plenti sayesinde köy yollarımızın standardı hızla yükseliyor. Köylerimiz ve mezralarımız, halk arasında beton asfalt olarak bilinen bitümlü sıcak asfaltla tanıştı.
Kentsel dönüşüm hızla devam ediyor.
Belki daha küçük bir örnek ama Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, özellikle bazı branşlarda sessiz sedasız önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu alanların başında kardiyoloji anabilim dalı geliyor. Anabilim dalı başkanlığını hemşehrimiz Doç. Dr. Muzaffer Aslan’ın yaptığı bu alanda görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Kaynak ve Dr. Aykut Yılmaz harika işler başarıyorlar.
Belki haber olarak okumuşsunuzdur. Burada anjiyo olan ve iki stent takılan bir hemşehrimiz, İstanbul’da iki ayrı hastanede kontrole gittiğinde bu işlemin ancak bu kadar güzel yapılabileceğini belirterek bu kadroyu gıyaplarında kutlamışlar. Bunun yanı sıra il dışından da birçok kalp hastasının Siirt’i tercih ettiğini biliyoruz.
Sonuç olarak tablo loş, ama az da olsa ışık hüzmeleri var. Bunları da görelim.


