
Siirt’te hem yaya ve hem de araç trafiğini aksatan en önemli unsurlardan birisi de kaldırım ve hatta cadde işgalleridir. Çayhaneler başta olmak üzere her çeşit esnaf çok büyük bir rahatlıkla iş yerinin önünde ki kaldırıma tezgah kurabiliyor, bir sürü mal veya kırlangıç bayrağını koyarak kaldırımı işgal edebiliyor. Bazıları da nedenini hiç anlayamadığım bir şekilde kaldırımın iş yerinin önüne yıpranmış kamyon lastikleri koyuyor.
Hatta bazıları bununla da yetinmeyerek aynı durumu cadde üzerinde de gerçekleştirebiliyor. Belediye zabıtası birkaç defa bu konuda denetimler yapmış, ama sanırım yeterli olmamış gibi. Geçen gün birkaç çarşıyı dolaştım. Her şey eskisi gibi. Yani aynı tas, aynı hamam.
Pardon eksik olan iki şey var. Biri çayhane ve lokantaların dışarıya attığı masa ve sandalyeler. Bunların eksikliğinin nedeni belli. Soğuk kış mevsiminde kimsenin dışarıda oturacak hali yok. Zaten onlar için fazla üzülmeye de gerek yok. En fazla birkaç ay sonra onlarda arzı endam edecekler.
Geriye evinin geçimini sağlamak üzere el arabasında sebze ve meyve satan kişiler kalıyor. İster istemez insan düşünüyor. Günah keçisi yalnız bunlar mı? İşyeri sahipleri bir yana, yine el arabasında terlikten elektrik malzemesine kadar bir sürü eşyayı satan çok sayıda satıcı var.
Yanlış anlaşılmasın. Seyyar satıcıların istedikleri yerde satış yapıp trafiği aksatmalarını savunmuyorum. Ama bunca olumsuzluklar yaşanırken onların ortadan yok edilmesi tuhaf geliyor. Sanki bütün aksaklıklara onlar yol açıyormuş gibi. Denetim yapılacaksa; her şey düzene sokulacaksa, hangi işle uğraşıyorsa uğraşsın, herkesin denetlenmesi ve mevzuat dışı uygulamaları önlenmelidir.


