
Ayhan Mergen…
33 yıllık gazeteci. Yıllardır “Siirt Arapçasındaki atasözleri ve deyimler” üzerine çalışıyor. Bu alanda yayımlanmış iki kitabı var.
Uyuşturucu…
Yolsuzluk…
Rüşvet…
Arsızlar…
Yüzsüzler…
Toplumun değerlerine saygı duymayanlar için Siirt Arapçasında yaygın bir söz var:
“Şel çermit itsu hatta ale viççu.”
Türkçesi…
Biraz argo, biraz da kaba ama yazalım:
“Kıçının derisini yüzüne koymuş.”
Siirt’e gelip de büryan kebabı yemeden dönmek, Paris’e gidip de Eyfel Kulesi’ni görmeden dönmek gibi bir şey.
Siirt Valisi Dr. Kemal Kızılkaya söylüyor:
“Bitlis’te günde bir ton büryan kebabı tüketiliyor.”
Büryan lokantası 10’dan fazla:
Örnek Büryan, Huzur, Bahattin, Adanalı, Osman, Ali…
Sinirli…
Hakaret ediyor…
Ağzı bozuk…
Öfkesini kontrol edemiyor…
Siirt Arapçasında bunlara:
“Yıjbelu biber Arbo” deniyor.
Türkçesi:
“Arbo biberine benziyor.”
Arbo…
Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Yarımca köyünün eski adı.
Ve bu köyün biberi zehir gibi…
Acı mı acı.
Dolaşırken Ayhan Mergen’e takılıyoruz:
“Daha hangi sözler var?”
Ayhan,
“Sizin ilginizi çekecek bir söz” diyerek başlıyor:
“Yıgri al havis.”
Türkçesi ilginç:
“Elbise üstünden konuşuyor.”
Yani palavra atıyor…
Söylediğinin aslı yok.
Günümüzde elbise üstünden konuşan çok.
Bitlis – Büryan Tartışması
Nasıl olur?
Aynı kebap için iki ayrı coğrafi işaret verilir mi?
Araştırdım…
Bitlisliler, Türk Patent Enstitüsü’ne başvurmuş.
Tarihi belgelerle…
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si dâhil.
Dördüncü Murad, İran seferine giderken Bitlis’te konaklamış.
Bir çoban, padişaha et yemeği yapmış.
Padişah çok beğenmiş:
“Büryan gibi pişmiş” demiş.
Ve o günden sonra bu yemeğin adı büryan kalmış.
Türk Patent Enstitüsü, Bitlislileri haklı bulmuş ve coğrafi işaret vermiş.
Kibir Felakettir
Kibir…
Tedavisi olmayan bir hastalık.
Hacı Bayram Veli:
“Kibir, bele bağlanmış bir taş gibidir…
Onunla ne yüzebilirsin ne de uçabilirsin.”
Hazreti Mevlâna:
“Dıştaki kibir, içteki fakirliğin eseridir.”
Siirt Arapçası:
“Yıtiş rohu min seme eli.”
Türkçesi:
“Kibirli… Kendisini gökten gelmiş sanıyor.”
Güvenilmeyen insan…
Gerçeklerden uzak konuşur.
Siirtli Arapların deyimiyle:
“Carrıtu iye maphuşe.”
Türkçesi:
“Testisi delik.”
Yürüyen tekere çomak sokanlar için:
“Moy hellevne dinible rikna bil hulu.”
Türkçesi:
“Tatlı tatlı yutkunmaya izin vermiyorlar.”
Devlet unutmaz…
Devleti aldatamazsın…
Siirt Arapçası:
“Hebel id devle uve tavil.”
Türkçesi:
“Devletin ipi uzundur.”
İki Şehir, İki Büryan
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya:
“Büryanımız coğrafi tescilli.”
Bitlis’te de aynı sözleri duyduk.
Sonuç:
Türk Patent Enstitüsü, hem Bitlis’e hem Siirt’e coğrafi işaret vermiş.
Ayhan Mergen savunmayı yapmış:
-
Bitlis büryanı keçi etinden,
-
Siirt büryanı koyun etinden.
Bitlis’te et kuyudan defalarca çıkarılıp asılıyor, sertleşiyor.
Siirt’te ise et bir kez çıkarılıyor, taze taze servis ediliyor.
Bu savunma sonucu Siirt büryanı da tescillenmiş.
İki komşu şehir…
İki farklı et…
İki coğrafi işaretli büryan.
Siirt Mutfağından Bir Kaşık Miras
Siirt’in 6 ilçesi var:
Kurtalan, Şirvan, Tillo, Baykan, Pervari, Eruh.
Her ilçeden ayrı bir tat:
-
Kurtalan: Şemşemok (Siirt mantısı)
-
Şirvan: Acılı ciğer yahni
-
Tillo: Tırşıke mere keme
-
Baykan: Keledoş
-
Pervari: Kenger kızartma
-
Eruh: Serdev
Tatlısız olmaz:
Siirt merkezden Mektup tatlısı
Arapçası: Rayoşu meketip
Bayramlarda, kutlamalarda…
Mektup tatlısı olmadan asla.


