
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi yeni başhekimi Prof. Dr. Servet Yolbaş aslında bir anlamda yeni görev üstlenmedi, adeta ateşten bir gömlek giydi. Geçen yılda yazmıştım; ülkemizde en zor yöneticilik sağlık alanındaki yöneticiliktir. Hele hele Siirt; gibi gelir düzeyi düşük ve özel sağlık hizmetlerinin tam anlamıyla yeterli olmaması nedeniyle yükün tümünün devlet kurumlarına yüklendiği bir ilde devlet veya yeni konumu ile Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde en tepe yöneticisi olmak gerçekten çok zor. Bu zorlukları ana başlıklar halinde şöyle özetleyebiliriz.
Her şeyden önce doktor kadrosunu tamamlamak ve en azından bunların bir bölümünün mecburi görev sürelerinin ötesinde kalmalarını sağlaması gerekiyor. Çünkü tıp fakültesi tarafından da kullanılmasına rağmen doktor sayısı yetersiz. Halen ana bilim dallarında bile yeterli sayıda doktor yok. Öte yandan gelen doktorların önemli bir bölümü de sanırım 550 gün civarında olan mecburi hizmet süresini tamamlar tamamlamaz başka ilere tayin yaptırıyorlar. Doğal olarak bu kadar hızlı sirkülasyon kalite düşüklüğüne yol açıyor. Bu doktorların daha uzun süre ile burada kalması sağlanması gerekiyor.
Mevcut bina adeta yıkılıyor. Hastanenin yeni binasına taşınacak olması başlı başına bir uğraş. Yeni hastanenin planlanması, taşınma işlemleri büyük zaman ve emek gerektirecek. Prof. Dr. Yolbaş Yerli, geniş bir çevresi olan ve sevilen bir insan olması da kendisi için önemli bir handikaptır.
Daha birçok zorluktan söz edilebilir. Ama özetle Prof. Dr. Yolbaş’ın, bugüne kadar özverili çalışmalar yapan Doktor öğretim üyesi Çağdaş Kaynak’tan alacağı hizmet bayrağını daha yukarılara taşıması için hepimizin küçük şeylere takılmadan “Amasız, Fakatsız” koşulsuz destek vermesi gerekiyor.


