
Bir önceki yazımda Aile Yılı kapsamında Siirt’te düzenlenen etkinliklerin yansımalarına değinmiştim. Evet, bu etkinlikler sayıca az olsa da ailece bir arada olmanın, birlikte vakit geçirmenin ve evin dışında üretken olmanın kıymetini hatırlatan girişimlerdi. Günün sonunda, temennimiz on yıllık bir plan dâhilinde bu etkinliklerin çeşitlenmesi ve sürdürülebilir hâle gelmesi.
Örneğin Kurtalan’da düzenlenen kitap okuma atölyesi, bir defalık bir organizasyon olmaktan çıkıp hem İl Halk Kütüphanesi’nde hem de Çocuk Kütüphanesi’nde düzenli bir geleneğe dönüşebilir. Ailelerin anne-baba-çocuk olarak katıldığı aylık okuma günleri hem aile içi iletişimi güçlendirebilir hem de çocuklara okuma kültürü kazandırabilir. Bu noktada Emine Sevgin Öğretmen’in altı yıldır büyük bir özveriyle yürüttüğü Siirt Kitap Kulübü de Siirt adına oldukça kıymetli bir hareket. Neden bu güzel girişim, şehir genelinde daha geniş bir katılımla büyümesin?
Bu yıl Siirt’te onuncu yılımı dolduruyorum. Şehre ilk geldiğim günden bu yana en büyük eksikliğin, nitelikli ve geniş bir kent mesire alanı ve kültür-sanat ortamı olduğunu düşünüyorum. Elbette birçok kişi için bu “lüks” sayılabilir, ama bir ailenin ev dışında da nitelikli zaman geçirmesinin aile bütünlüğüne katkısı yadsınamaz.
Hemen her şehirde bulunan Devlet Tiyatrosu oyunlarının Siirt’e gelmemesi de yıllardır zihnimi kurcalayan bir mesele. Türkiye’nin birçok ilinde turne yapan bu oyunları biz de izlemek istiyoruz. Özellikle nitelikli çocuk oyunları, kitaplar kadar eğitici ve hayatla bağ kurdurucu bir etkiye sahip.
Ancak bu tür etkinliklerin çoğu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasındaki konferans salonunda yapılıyor. Salonun fiziki koşulları maalesef yeterli değil. Ses sistemi sorunları, kış aylarında yaşanan ısıtma problemleri ve sahne yetersizliği, yılda birkaç kez yaşayabildiğimiz sanatsal deneyimleri ciddi biçimde gölgeliyor.
Bu nedenle Siirt’in kültürel altyapısına kalıcı bir yatırım yapılması gerektiğini düşünüyorum. Daha geniş, teknik açıdan donanımlı bir salon, yalnızca tiyatro değil; konser, söyleşi ve atölye gibi etkinliklere de ev sahipliği yapabilir.
Bir süredir Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevini yürüten Sayın Tamer Karadağlı’ya buradan küçük bir seslenişte bulunmak istiyorum: Bizler Siirtli olarak daha çok kültür ve sanat atmosferi solumak istiyoruz. Günlük rutini kırmak, ufkumuzu genişletmek, büyüttüğümüz evlatlarımızın da hem ülke hem de dünya gündeminden nasiplenmesini istiyoruz.
Çevre illerdeki kültürel hareketliliğin nitelikli biçimde Siirt’te de gerçekleşmesi zor değil. Yeter ki biraz istek, biraz planlama ve biraz da sanatın dönüştürücü gücüne inanç olsun.


