reklam
reklam
DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
SON DAKİKA
Reklam

Harvard Üniversitesi’nde Bir Siirtli: Prof. Dr. Işıktaş Müziğimizi Araştırıyor

Son Güncelleme :

28 Eylül 2025 - 9:48

reklam
Harvard Üniversitesi’nde Bir Siirtli: Prof. Dr. Işıktaş Müziğimizi Araştırıyor
reklam

Prof. Dr.  Bilen Işıktaş Harvard’da o bir Siirtli. Dedesi, babası Doğan  yani Holaniye Mahallesi’nden. Harvard’da geniş koleksiyonlara sahip kütüphanelerde Osmanlı/Türk Müziğini araştırıyor. Ailesinin İstanbul’a göç etmesi nedeniyle bu metropol kentinde doğdu. Ancak bu durum maddi, manevi değerlerini, kültürünü tanımasına engel olmadı. O bir Siirt sevdalısı, kültürünün hayranı. Uduyla dünyayı dolaştı, dünyanın birçok ülkesinde konserler verdi.

Aynı zamanda akademik çalışmalarıyla müziğin tarihine ışık tuttu. 2009’da Beyrut’ta düzenlenen uluslararası ud yarışmasında dünya ikinciliği elde etti. Bugün Harvard Üniversitesi’nde Osmanlı/Türk müziğinin Amerika’daki tarihsel izlerini sürüyor. 

Biz de Prof. Dr. Bilen Işıktaş ile hem müzik hem akademi hem de memleket üzerine konuştuk.

– Hocam, İstanbul’da doğdunuz ama aileniz ülkemizin kadim şehirlerinden birisi olan Siirtten.Bu kültürel zengin miras sizi nasıl etkiledi?

Benim için müziğe dair ilk ilham, ailemin kültürel birikiminden ve evimizdeki okuma geleneğinden geldi. Babam Bahattin Işıktaş, Siirt’in merkezinden, annem ise Tokatlı, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir çevre içinde büyüdüm. Bu çeşitlilik benim müzik anlayışımın da zenginleşmesini sağladı.

– Eğitim hayatınızda  İTÜ önemli bir yer tutuyor. O dönem sizin için nasıl geçti?

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda başladım. Hem geleneksel hem de modern teorilerle yoğrulmak çok besleyiciydi. Yüksek lisansımı 2011’de, doktoramı ise 2016’da tamamladım. Açıkçası kurduğum sosyal bilimler ve müzik ilişkisi bana araştırmacı kimliğimi kazandırdı.

– 2009’da Beyrut’ta elde ettiğiniz uluslararası ud başarınız sizi daha da görünür kıldı. O günleri nasıl hatırlıyorsunuz?

Unutulmaz bir deneyimdi. Holy Spirit Üniversitesi, Kaslik ve Arap Müzik Akademisi’nin düzenlediği yarışmada dünya ikincisi oldum. O dönemden sonra 3Dem Ud Trio ile “Geç” adlı albümü çıkarttık. Udu dünyanın farklı sahnelerine taşımak, Türkiye’yi temsil etmek benim için iftihar vesiledir.

– Konserleriniz de oldukça geniş bir coğrafyaya yayıldı. Nerelerde konserler verdiniz? 

Evet, Almanya’dan Endonezya’ya, Güney Kore’den Katar ve Fas’a kadar pek çok ülkede konserler verdim. Müziğin evrenselliğini sahnede birebir deneyimlemek, duyguları paylaşmak çok kıymetliydi.

– Akademik alanda hangi konulara odaklandınız?

Müzik sosyolojisi, tarihsel müzikoloji, Osmanlı/Türk müziği, modernleşme ve müzik… Aynı zamanda erken dönem ses kayıt teknolojileri ve Frankfurt Okulu üzerinden popüler kültür analizleri üzerine çalıştım.

– Kitaplarınız arasında özellikle hangisi sizin için özel bir yere sahip?

Hepsi benim için değerli ama Türkiye Yazarlar Birliği’nden biyografi ödülünü alan Peygamber’in Dâhi Torunu: Şerif Muhiddin Targan kitabım bir udî olarak bende ayrı bir öneme sahip. Son dönemlerde ise Boğaziçi’nin büyülü sesi Denizkızı Eftalya ve 1930’lar Türkiyesi’nde Müziğin Ekonomi-Politiği kitaplarını yazmak bana yeni ufuklar açtı.

– Şu an Harvard’dasınız. Burada neler yapıyorsunuz?

Harvard Üniversitesi Müzik Bölümü’nde misafir akademisyenim. Osmanlı/Türk müziğinin Amerika’daki bilhassa kurumun bünyesinde bulunan ses arşivleri ve belgelerini tetkik ediyorum. Üniversite kütüphanelerinde mirasımıza ait çok kıymetli evraklar, plaklar var. Bu izleri bulmak, kültürler arası köprüler kurmak açısından heyecan verici. Bir biçimiyle müzik, geçmişi bugüne, uzakları yakına ve toplumu anılara ve anlatılara bağlıyor.

– Siirt ile bağınız devam ediyor mu?

Elbette, akrabalarım orada. Köklerimi hiçbir zaman unutmadım. Arapçamızla, yemeklerimizle, insani değerlerimizle bilim ve sanat yolculuğumda memleketimin bana verdiği kültürel zenginliği, çeşitliliği hep taşıyorum. Siirtli olmak benim için bir kimlik değil, aynı zamanda bir sorumluluk.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bilen Işıktaş, bugün hem sahnede hem de akademide Türkiye’yi gururla temsil etmeye devam ediyor. Onun deyimiyle: “Müzik, sadece bir sanat değil; kültürler arasında kurulan en güçlü köprülerden biridir.”

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
jojobetjojobet girişjojobetjojobet girişjojobet güncel girişJOJOBETjojo betmarsbahis girişmarsbahisholiganbetgamdom girişholiganbet girişjojobet giriş