son dakika

UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNE EKLENEN “IŞIK HADİSESİ” YOĞUN İLGİYLE İZLENDİ.

Mart 21, 2019 | by kanal56
UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNE EKLENEN “IŞIK HADİSESİ” YOĞUN İLGİYLE İZLENDİ.
Güncel
0

UNESCO dünya mirası listesine eklenen “ışık hadisesi” yoğun ilgiyle izlendi.

Sabahın çok erken saatlerinde Tillo meydanına akın eden vatandaşlar, Işık hadisesini büyük bir dikkat ve hayranlıkla izledi.

Tillo’da İbrahim Hakkı Hazretleri’nin, ‘Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim’ diyerek, yaklaşık 255 yıl önce hocası İsmail Fakirulah hazretleri için yaptırdığı ışık düzeneği, türbesinin içindeki sandukanın başucuna bir kez daha aydınlattı.

Tillo İlçe merkezinde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahilerle başlayan etkinlikte, sabah namazının ardından bir araya gelen vatandaşlar, 2015’te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan hadiseyi izlemek için güneşin doğmasını bekledi.

Tillo ilçe meydanında toplanan yurdun dört bir köşesinden gelen vatandaşlar, dualar eşliğinde kurulan de ‘Işık Hadisesi’ni izledi.

Vatandaşlar, saat 06.33’te gerçekleşen ve yaklaşık 5 dakika süren ışık olayını meydanda kurulan dev ekrandan; Vali Ali Fuat Atik, Siirt Belediye Başkan Vekili Ceyhun Dilşad Taşkın, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan bazı protokol üyeleri de türbede izledi.

Hadisenin gerçekleşmesi sırasında cep telefonlarına sarılanların da o anları kaydettiği görüldü.

Vali Atik ve beraberindekiler, daha sonra İbrahim Hakkı Hazretleri Müzesi’ni ziyaret etti.

IŞIK HADİSESİ NEDİR ?

İbrahim Hakkı Hazretleri, Tillo’da kendisini yetiştiren hocası İsmail Fakirullah’ın 1734 yılında vefat etmesinin ardından çok üzülmüş ve ‘Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyeyim’ diyerek arayış içerisine girmiş. Hocasına, yan tarafında kule bulunan bir türbe ve Tillo’nun yaklaşık 2,5 kilometre uzağındaki bir tepe üzerine taş bir duvar inşa etmiş.

Her yıl ekinokslarda, yani 21 Mart ve 23 Eylül günlerinde doğan güneşin ilk ışıkları, duvarın ortasında bulunan pencereden süzülen güneş ışınları, kuledeki aynaya yansıdıktan sonra ışığın kırılması yöntemiyle pencereden türbeye ve oradan da İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucuna doğuyordu. 1960’lı yıllarda yapılan Restorasyonda, pencerenin yerinin değişmesi sonucu düzenek izlenemez hale gelmişti. 23 Eylül 2011 tarihinde, Siirt Valiliği, Başkent Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cengiz Işık’ın koordinatörlüğünde, TÜBİTAK Gözlem Evi’nin destekleri ile oluşturulan bir bilim ekibinin üstün gayretleriyle, yeniden çalışır konuma getirilerek, üç asırlık sır çözüldü.

Paylaş

Comments are closed.