son dakika

AK PARTİ SİİRT MİLLETVEKİLİ YASİN AKTAY SİVİL ANAYASA ÇALIŞMALARINI ANLATTI

Ocak 30, 2016 | by kanal56
AK PARTİ SİİRT MİLLETVEKİLİ YASİN AKTAY SİVİL ANAYASA ÇALIŞMALARINI ANLATTI
Güncel
0

AK Parti Siirt Milletvekili Prof Dr Yasin Aktay, akademisyenlerin bildirisine ilişkin, “Seni bu bildiride ortaya koyduğun farklı görüşlerden dolayı değil, herşeyden once adına akademisyen bildirisi dediğin için öncelikle akademisyenlik açısından sınarım. Bakıyorum ki zır cahilsin. Türkiye’de olup bitenlerden haberdar değilsin. Türkiye’de burnunun dibinde olup biten her şeye karşı gözlerin kör kulakların sağır derecesinde cahilsin.” dedi.

Siirt Milletvekili Yasin Aktay, Konya Sivil Toplum Kuruluşları’nın Konya Ticaret Odası Konferans Salonu’nda düzenlediği, “Sivil Toplum ve Sivil Katılım” adlı panele katılarak yeni anayasa, başkanlık ve değişik konularda konuştu. Aktay, 28 Şubat döneminde bir platform oluşturup bütün Türkiye’ye sesini en gür bir biçimde duyuran Konya’daki STK’ların Türkiye’de sonradan gelişen birçok STK için, hatta sivil toplum faaliyetleri için güçlü bir model oluşturduğunu söyledi.

yeni anayasa paneli (2)

Geçmişte sivil toplum kuruluşu çalışmalarında yer aldığını ve bilhassa Konya’daki Sivil toplum Kuruluşları platformunun oluşumunda başından beri farklı düzeyde katkılarıyla hep yer aldığını anımsatan Aktay, Müslümanlar olarak hiç bir insanın kötülüğünü istemediklerini, iyiliği yaymak ve kötülüğü engellemeyi temel bir misyon olarak benimsemiş olduklarını anlattı.

Aktay, Müslümanların, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir topluluk olduğuna dikkati çekerek, “Bizler bize düşmanlık edenlerin bile nihai hayrını isteyen, ona çalışan bir topluluk olmakla emrolunmuşuz. Siyasi gayemizin özü, insanların onurlu bir yaşama kavuşması, kurtuluşu ve felahıdır” diye konuştu.

yeni anayasa paneli (3) yeni anayasa paneli (1)

AKADEMİSYENLERİN BİLDİRİSİ

İnsanın Allah’ın indinde “cahil” olduğunu, belirli bir konjonktürden, fani ve sınırlı bir çerçeveden baktığını dile getiren Aktay, tam da bu yüzden insanın bilgisinin tabiatı gereği zandan ibaret olduğuna dikkati çekti.

Aktay, buna mukabil, mutlak bilgiye sahip olma düşüncesinin akademisyenlerde çok daha fazla olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:

“Şeytan alim ve akademisyenlerle daha fazla uğraşır ve onları yoldan çıkarmak için daha çok mücadele eder. O yüzden akademisyenlerin sapıtması, çok daha komik duruma düşürüyor onları. Yunan atasözünde, ‘Tanrı zeki kullarını çok aptalca şeylerle sınar, sonra karşılarına geçip kıs kıs güler’ der. Kendinizi ne kadar akıllı ve zeki zannedersiniz, daha çok komik durumlara düşersiniz. Akademisyenlerin bildirisi bunun en güzel örneğidir. O bildirideki apaçık çarpıtmaların bir kısmı kasıtlı, kötü niyetli çarpıtmalardır, ama bir kısmı da tanrının kendini fazla zeki addeden kullarının kibirleri dolayısıyla aptallık sınavını kazanmalarının neticesidir.”

Kendisinin de bir akademisyen olmasından dolayı söz konusu bildiriye daha fazla dikkat kesildiğini vurgulayan Aktay, bildiriye imza verenlerin bir kısmının apaçık bir siyasi hedef gözettikleri ve Türkiye’yi dünyaya başka türlü yansıtma çabasının içerisinde yer aldığını vurguladı.

Aktay, akademisyenlerin herhangi bir şeye imza verirken birçok kere okuyup değerlendirme yapması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Seni akademisyenlik açısından sınarım, bakarım ki zır cahilsin. Türkiye’de olup bitenlerden haberdar değilsin. Türkiye’de burnunun dibinde olup biten her şeye karşı cahilsin. Körsün, sağırsın ve cahilsin. Güneydoğu’da neler olup bittiğinin bizler canlı şahidiyiz. Türkiye Kürtlere karşı savaş ve katliam içerisindeymiş gibi bir yaygara koparmak cahillik değilse büyük küstahlıktır. Türkiye silahlı bir terör faaliyeti içinde olmayan hiç kimseye karşı bir savaş içinde değil. Hele Kürtlere. Kürtler bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır ve böyle kalacak. Sen Kürtler için ne istiyorsun. Zillet ve kölelikten başka ne istiyorsun Allah aşkına. Bugün Kürtlere ne verdiğin ortada. Kazdığın çukurlardan, zilletten, acıdan ve ölümden başka ne veriyorsun? Duyduğun her şeyi hemen dolduruşa gelerek, taşımayacaksın. Bir insana duyduğu her şeyi taşımak günah olarak yeter. Allah Hucurat Suresi’nde ‘Size bir haber geldiğinde araştırın. Araştırın ki, bir kavmi cahilliğiniz yüzünden kötülemiş olursunuz da sonradan yaptığınıza pişman olursunuz’ buyuruyor. Allah bizi ne güzel uyarıyor.”

yeni anayasa paneli (12)

BAŞKANLIK, BEDEN BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ TESİS ETMENİN EN ÖNEMLİ ARACI OLACAKTIR

Konuşmasının önemli bir kısmını da yeni anayasa ve başkanlık sistemini anlatmaya ayıran Aktay, Türkiye’nin ekonomik olarak farklı tabakalaşmalara sahip olduğunu, etnik olarak da Osmanlı bakiyesi olmak dolayısıyla yetmişiki milleti barındırdığını, dinsel olarak da bilhassa Alevi ve Sünni ve laik ayrışmalara potansiyel olarak sahip olduğunu söyledi.

Bu ayrışma ve farklılaşmaların birbirini dışlamadan bir bedende bütünleşmelerinin yeni bir anayasayla, sözleşmeyi adil bir biçimde tesis etmiş bir anayasayla mümkün olabileceğini anlattı. Bu farklılıkların uyumlu biraradalıklarını tesis edecek bir beden siyasetinin bir koşulu iyi bir anayasa ama bir başka koşulunun da bu beden bütünlüğünün simgesi olarak başın sağlam kılınması olduğunu söyleyen Aktay, başkanın bu simgesel varlığı temsil edeceğini anlattı.

Başkanlık sistemi sadece sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı başkan yapma sevdasından ibaret değil. Onun şimdiki yetkileri zaten fiilen başkan kılıyor onu. Ama başkanlık sistemi bir daha istikrarsızlığa düşmemek, karar alma süreçlerinde felce uğramamak için ve tabii ki bilhassa ülkenin bedensel bütünlüğünü tesis edebilmek için gerekli bir şart olacaktır. Aksi takdirde belki bugün Erdoğan ve AK Parti sayesinde başımıza gelmeyen istikrarsızlıkların her seçim döneminde bir ihtimal olarak var olacağını söyledi.

yeni anayasa paneli (9)HER ALANDA ÖRGÜTLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi ise STK’ların günümüz yönetim anlayışında temel aktör olduğunu söyledi.

Son yıllarda STK’lara devletlerin büyük önem verdiğine dikkati çeken Selvi, yönetime sivil katılımın sağlanmasıyla devlet ve toplumun bundan kazançlı çıkacağını bildirdi.

Selvi, sivil toplumda örgütlenmenin öneminin altını çizerek, “Günümüz dünyasında azınlık gruplar, büyük çoğunluklara tahakküm ediyor. Adil paylaşımın olmadığı, insanların hak ettiğini alamadığı bir düzen var. Elit zümre, aşağıdaki insanları dikkate almıyor. Küresel güçler böyle bir hegemonya geliştirmiş. Her alanda örgütlü olmak zorundayız. İnsani yardım, gençlik ve iş kollarında örgütlü olmalıyız. Katkı veren ve etki uyandıran bir yapıya dönüşmeliyiz. STK’lar, insanlar neyi istiyorsa onu dillendiren ve farkındalık oluşturan yapılardır” ifadelerini kullandı.

Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün de sivil toplum kuruluşlarının devletin resmi örgütlenmesi dışında toplumu ayakta tutan kurumlar olduğunu bildirdi.

Paylaş

Comments are closed.